Japon atasözleri

14 Temmuz 2009 Salı

* Bir dostunuz, yemiş bahçesini geziyorsa, dalgın görünmeniz en büyük nezakettir.
* Dürüstlük en iyi siyasettir.
* Hızlı giden araba yana yuvarlanır.
* İlk karını sana Allah, İkinci karını insanlar, üçüncüsünü ise şeytan gönderir.
* Kitaplar ruhun gıdasıdır.
* Kör bir dilenci de hiç olmazsa çiçeklerin kokusunu duyar.
* Müzik değiştiğinde dans da değişir.
* Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork.
* Ruhun ilacı kitaptır.
* Savaşı bilmeyen, barışı da bilmez. 10 Haziran 2007
* Sis yelpaze ile dağıtılmaz.
* Üç taşınma bir yangına bedeldir.
* Yalan dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür, fakat yine de vaktinde yetişir.

İtalyan atasözleri

* Aygıra şekerini vermeden önce, ahırın kapısını sıkıca kilitle....
* Bin tane olasılık tek bir doğru bile etmez.
* Büyük acılar sessizdir.
* Dinlemekten akıl, söylemekten pişmanlık doğar.
* Duymak istemeyen kadar kötü sağır yoktur.
* Kadın, kitap, at ödünç verilmez.
* Kartal için bir güvercini mağlup etmek bir şeref değildir.
* Kimin sabrı varsa dünya onundur.
* Okumuş cahil kadar cahil yoktur.
* Olanaksızı isteyerek olası en iyiyi elde ederiz
* Oyun bitince, şah da piyon da aynı kutuya konur.
* Parasız sağlık, yarı yarıya hastalık demektir.
* Rüzgara tüküren, kendi yüzüne tükürür.

* Güzellik, bakanın gözündedir.
All'orso paion belli i suoi orsacchiotti

* Evlenmek için gurbete giden ya aldatacak ya aldanacaktır.

* Yaşa ve yaşat.
Vivi e lascia vivere

* Aşkın gözü kördür.
Amore è cieco

* Olacak, olacaktır.
Che sarà, sarà

* Aptalla parasının yolları çabuk ayrılır.
Uno sciocco e il suo denaro son presto separati

* Son gülen, iyi güler.
Ride bene chi ride l'ultimo

* Erken kalkan kuş, kurtçuğu yakalar.
L'uccello mattiniero si becca il verme

* Vakit, nakittir.
Il tempo è denaro

* Yasak en tatlı meyvedir.
I frutti proibiti sono i più dolci

* Cehennemin yolları iyiniyet taşlarıyla döşenmiştir.
Di buona volantà sta pieno l'inferno

* Para parayı çeker.
Il denaro è fratello del denaro

* Tarih tekerrürden ibarettir.
La storia si ripete

* Göze göz dişe diş.
Occhio per occhio, dente per dente

* Samimiyet saygısızlığı besler.
Confidenza toglie riverenza

* Yaşamak için ye, yemek için yaşama.
Mangiare per vivere e non vivere per mangiare

* Beni dostlarımdan Tanrı'm korusun, düşmanlarımdan ben kendimi korurum.
Dagli amici mi guardi Dio, che dai nemici mi guardo io

* İhtiyaç duyulan arkadaş gerçek arkadaştır.
Al bisogno si conosce l'amico

* Geç olması hiç olmamasından iyidir.
Meglio tardi che mai

* Kumarda kaybeden aşkta kazanır
Sfortuna al gioco ,fortune in amore

* İştah yedikçe açılır.
L'appetito vien mangiando

* Yaşam olduğu sürece ümit vardır.
Finché c'è vita c'è speranza

* Birlikten kuvvet doğar
L'unione fa la forza

* Zaman, büyük bir ilaçtır.
Il tempo è un gran medico

* Erkek saltanatını sürer, yöneten ise kadındır.
Donna danno, sposa spesa, moglie maglio

* Herkes,her an olgun olamaz
Niuno è savio d'ogni tempo

* Merhamet/Yardımseverlik evde başlar.
La carità comincia a casa propia

* Roma bir günde kurulmadı.
Roma non fu fatta in un giorno

* Biriktirilen bir kuruş, kazanılan bir kuruştur.
Quattrino risparmiato, due volte guadagnato

* Riske girmeyen, birşey koparamaz.
Chi non risica non rosica

* İyi dostlarla iyi bir aile sofrasında asla yaşlanmazsınız.

* Dost bulan,hazine bulmuştur.
Chi trova un amico, trova un tesoro

* Evleneceğin kadını ve ineğini kendi köyünden seç !
Moglie e buoi dei paesi tuoi villagio

* Kötü bir ortaklıktansa yalnız olmak iyidir.
Meglio sola che male accompagnata

* Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
Lontani dagli occhi, lontani dal cuore

* Dilin kemiği yoktur.
La lingua non ha ossa ma fa ronpere il dosso

İspanyol atasözleri

* Arının yediği bala dönüşür, örümceğin yediği ise zehire.
* Tehdit edilen onca insan sapasağlam yaşamaya devam ediyor.
* Sahibi çok olan eşeği sonunda kurtlar yer.
* Onurlu insana soyağacı sorulmaz.
* Bir kadına yapmaması gerekenleri söylemek ona neler yapabileceğini göstermektir.
* Köpekle yatan pireyle kalkar.
* Don Kişot olmak için yola çıkan pek çok insan evine Sanco Panco olarak döndü.
* Budalalar pazara gitmeseydi, çürük mallar satılmazdı.
* Rüzgara tüküren yüzüne tükürür.

İran atasözleri

* Arapça bir dildir, Farsça yemeğin sonunda yenen tatlı, Türkçeyse sanat.
* Aşk klavuz istemez, tek başına yol alır.
* Arının yuvasını yıkan, balın tatlılığıdır.
* Aynadaki görüntünü beğenmiyorsan; aynayı değil kendini değiştir.
* Bilge kişi bilgeliği arar, akılsız kişi onu bulduğunu düşünür.
* Bir şah delirdiği zaman Kafkaslarda savaşa gider.
* Ben ölüyü yıkadım; cennete mi, cehenneme mi gideceğine karışmam.
* Cahiller okumuşların cevaplayamayacağı soruları sorarlar, sersemler akıllıların yedi yılda cevaplandıramayacağı soruları bir günde sorarlar.
* Cahil dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun.
* Çocuğuna meslek öğretmeyen, ona hırsızlığın yolunu açmış olur.
* Dünyadaki bütün ızdıraplar aza kanaat etmemekten ileri gelir.
* Dünyanın bütün karanlıkları bir araya gelse bir mumun ışığını söndüremez.
* Eğerle meğer evlenmişler, keşke isimli bir çocukları olmuş.
* Hırsız kalabalık ve huzursuz bir ortam ister.
* Her tarafa bakan, hiç bir şeyi görmez.
* Hiç kimse gayret etmeden başarıya ulaşamaz.
* Hayatta açlıktan sonra yalnızlık gelir.
* Hiç birşey bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor, öğret ona çocuktur. Pek çok şey biliyor, bildiğini de biliyor, takip et onu, akıllıdır.
* İstanbulu ömründe bir kere gören ya İstanbula gelirken yolda ölür, ya İstanbulda ölür, ya da İstanbul hasretiyle ölür.
* İki kere düşün, bir kere yaz.
* İnci ele geçtikten sonra denize ne gerek var?
* İnsanın kimliği dilinin altında saklıdır.
* İnsan gülünce bu başkalarının hesabınadır, ağlayınca bu kendi hesabınadır.
* İzlemek cehennemden daha yakıcıdır.
* Kılıcın kendisiinsanı çoğunlukla savaşa iter.
* Meyvesini yediğin ağacın dalını kesme.
* Meyve veren ağaca balta vurmazlar.
* Nasıl indireceğini bilmediğin eşeği dama çıkarma.
* On yoksul bir kilime sığar ama bir ülke iki padişaha yetmez.
* Öncekiler ekti, biz yedik; şimdi biz ekiyoruz, gelecektekiler yesin.
* Öğretmenin aşağılamaları babanın övgülerinden daha iyidir.
* Söz bir tasmadır, onu sarfedenin boynuna takılır.
* Sabır acı kökleri, fakat çok tatlı meyveleri olan bir ağaçtır.
* Şans, verimli çalışmaya bağlıdır.
* Yedi derviş bir posta oturur da, iki hükümdar dünyaya sığamaz

İngiliz atasözleri

* İnsan,kuyusu kurumadıkça suyunu özlemez.

* Kedilerin dokuz canı vardır, üçü oyun için, üçü çiftleşmek için ve üçü de yerleşmek için.

* Sağır bir koca ile kör bir karı her zaman mutlu bir çifttir.

* Cahiller, okumuşların cevaplayamayacağı soruları sorarlar.

* Ucuz şey alabilecek kadar zengin değilim.

* Mutlu doğmak, zengin doğmaktan iyidir.

* Cesurlar bir kere ölür, korkaklar bin kere.

* Cüret başarının başlangıcıdır.

* Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.

* Kusurlarını yüzüne söyledikleri için düşmanlarını sev.

* Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer.

* Şöhret kabiliyetin gölgesidir.

* Büyük seller küçük kaynaklardan meydana gelir.

* Sırça köşkte oturan, taş atmaktan çekinmelidir.

* Cahil kral taç giydirilmiş eşektir.

* Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.

* If the cap fits, wear it

* Early bird gets the worm.

* Müşteri herzaman haklıdır.
(The costumer is always right)

* What can't be cured must be endured.

* Körler ülkesinde tek gözlü adam kraldır.
(In the country of the blind, the one-eyed man is king)

* Once burnt twice shy.

* Roma'daysan, Romalılar gibi davran.
(When in Rome do as the Romans do)

* Yaşlı köpeğe yeni numara öğretemezsin.
(You cannot teach an old dog new tricks)

* Kalem kılıçtan keskindir.
(Words cut more than swords)

* Her kuş kendi türüyle uçar.
(Birds of a feather flocks together)

* Cut your coat according to your cloth.

* Don't count your chickens before they are hatched
(kuluçkadan çıkmamış tavukları sayma)

* Don't burn your brigdes behind you. ardındaki köprüleri asla yakma

* Too many cocks spoil the broth.

* Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın